marka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2014 Pazartesi

Mekanist Gezgin & Guru Etkinliği

25 Ocak'ta kafemizde gerçekleştirdiğimiz Mekanist Gezgin ve Guru Etkinliği Mekanist Blog'ta yerini aldı :)

http://blog.mekanist.net/2014/02/tortieradan-lezzetler/


Kahvaltı için Yeni Bir Alternatif...


Gevrek tabağı, lezzetli tulum peyniri, kekik eşliğinde zeytin, domates, salatalık ve sıcacık demleme çay ile birlikte, güne keyifle başlamak isteyenleri kafemize bekliyoruz. 


13 Şubat 2014 Perşembe

Lezzetin Sırrı Malzemede

Butik pastacılığın ne olduğunu anlattığımız yazımız çok ilgi gördü, çok güzel geri bildirimler aldık.  Birçok kişi bu bilgilendirici yazı için bize çok teşekkür etti. 

Yazımız hakkındaki geri bildirimler, butik pastacılık konusunda bilgilendirme yapmamızın ne kadar doğru bir karar olduğunu gösterdi bize. O zaman planladığımız gibi devam edip size biraz da kullandığımız malzemelerden bahsetmek istiyoruz. 


Mutfakta seçtiğiniz malzeme ne kadar kaliteli olursa, yapılan ürün de o kadar lezzetli oluyor. Biz de en güvenilir ve kaliteli markaların ürünlerini kullanıyoruz mutfağımızda. Aslında biz Tortiera’yı sizlerle buluştururken, evimizin mutfağını biraz daha büyük bir alana, atölyemize taşımış olduk. Evimizdeki mutfağımızda hangi marka ürünü kullanıyorsak, atölye mutfağını da aynı ürünlerle oluşturduk. Kendi yemediğimiz hiçbir şeyi misafirlerimize sunmayacağız mottosu ile yola çıktık.

Dolayısıyla Tortiera’da yediğiniz ürünler sanki siz evde yapmışsınız gibi. Çocuğunuza Tortiera’da bir kek yedirdiğinizde, kendi evinizde yaptığınız gibi yapılmış bir keki yedirmiş oluyorsunuz. 

İşimiz pasta, kek, kurabiye olunca, doğal olarak un ve şeker en çok kullandığımız ana malzemeler. Ağırlıklı olarak geleneksel un kullanıyoruz ancak kepekli ve tam buğday unlu ürün çeşitlerimiz de bulunuyor. Şekerimiz %100 pancar şekeri, bazı ürünlerimizde de esmer şeker kullanıyoruz. Kesinlikle glikoz kullanmıyoruz. 

Ana malzemeler un ve şeker dedik ama aslında yumurta en çok kullandığımız malzeme galiba. Pandispanyalarımızın çok güzel kabarması ve yumuşacık olmasının sırlarından biri yumurtalarımız… 

Mutfağımıza asla margarin sokmuyoruz. Bizim tercihimiz tereyağı. Mis gibi tereyağının verdiği lezzetin yerini hiçbir margarin tutamıyor. Üstelik margarinin birçok sağlık riski olduğu da biliniyor. Tereyağı vücut sıcaklığında eriyen tek katı yağ olduğundan daha sağlıklı bir yağ; birçok hamur işinin yapısı ve tadı üzerinde de mükemmel sonuçlar veriyor. Kurabiyelerimizi yiyenler, tereyağının kokusunu ve verdiği lezzeti hemen alıyorlar. 

Ürünlerin istenilen şekilde kabarması, raf ömrünün uzaması için kodekslerde izin verilen miktarlarda kullanılmak üzere bazı katkı ve koruyucu maddeleri bulunmakta. Ancak biz asla katkı ve koruyucu kullanmıyoruz. Pandispanyamızı geleneksel yöntemle kabartıyoruz. Kremalarımızı muhallebi pişirir gibi un, şeker, nişasta ve yumurta ile pişiriyoruz. Keklerimizi annemizin pişirdiği gibi ocakta kek tenceresinde pişiriyoruz. Tabii koruyucu kullanmayınca ürünlerin raf ömrü çok uzun olmuyor. Evde yaptığımız kek, pasta, kurabiye ne kadar saklanabiliyorsa, bizim ürünlerimiz de benzer sürelerle tazeliğini koruyor.


Ve çikolatamız:

Tüm malzemelerimizi seçtiğimiz özenle, kullandığımız çikolatayı da büyük bir titizlikle seçtik. Çikolatamız dünyaca ünlü şeflerin de tercih ettiği butik üretilen bir Fransız çikolatası. Çikolatalı birçok ürünümüzde bitter çikolatayı tercih ediyoruz. Bitter çikolatayı bazılarımız acı olarak düşünebilir. Ancak kullandığımız bitter çok dengeli, Türk damak tadına uygun bir çikolata. Dolayısıyla çikolata seven herkes tarafından beğeniliyor. 

Bazılarımızın da beyaz çikolatanın çok tatlı ve yağlı olduğuna dair önyargıları var. Sizin de bu önyargınız varsa beyaz çikolatalı ürünlerimizden denemenizi öneriyoruz, vazgeçemeyeceksiniz. J Çünkü kullandığımız beyaz çikolata da bitter çikolatada olduğu gibi şeker oranı düşük, dengeli bir çikolata. 

Tabii ürünlerimizin lezzetinde kullandığımız kakao da çok önemli. Çikolata ile aynı şekilde butik olarak üretilen, aynı Fransız markalı kakaoyu kullanıyoruz. 

Pudra şekeri de önemli bir girdi bizim için. Pudra şekerinin ince ve saf olması gerekiyor ki kurabiyeler ağızda dağılsın, red velvetin muhteşem tadı her zaman aynı olsun. Biz de belli başlı pastacıların kullandığı saf ve incecik çekilmiş pudra şekerini İstanbul’dan getirtiyoruz. 

Meyvelerle tuzlularda kullandığımız sebzeleri mevsiminde taze olarak, mevsim dışında da dondurulmuş olarak kullanıyoruz. Dondurulmuş sebze, meyveler mevsiminde, hiçbir koruyucu ve katkı maddesi olmadan dondurulduğu için, aslında tazelerinden çok daha taze. Dolayısıyla güvenilir markaların dondurulmuş ürünlerini gönül rahatlığı ile tercih ediyoruz. 

Tasarım ürünlerimizi şeker hamurlu yapıyoruz. Kullandığımız şeker hamuru ve gıda boyaları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı onaylı ürünler. 

Ürünlerimizi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan üretim izni bulunan atölyemizde yapıyoruz. Titizlikle çalıştığımız atölyemiz, sizlere en güzel ürünleri, en hijyenik ve sağlıklı şekilde ulaştırabileceğimiz koşullarda kuruldu.

Siz de kendinize ve sevdiklerinize güvenilir ve lezzetli, ev yapımı minik ödüller vermek istemez misiniz? Öyleyse sizleri Tortiera’ya bekliyoruz J

23 Ocak 2014 Perşembe

Butik Pastacılık, Butik Üretim, Butik İşler, Butik Anlayışımız

Son zamanlarda “butik pastacılık” sözünü çok sık duymaya başladığınıza eminiz. Bu konuyla ilgilenen bir arkadaşı olanlar, bu alanda çalışanlar sözün anlamını çok iyi bilseler de bu süreçte karşılaştığımız bazı kavram kargaşalarını da aydınlatmak için yazalım dedik. Butik üretim nedir, ne değildir, biz ne işle uğraşırız…

“Butik” dediğimizde birçok kişinin aklına belki de kıyafet satan dükkanlar geliyor.  Yanlış da değil. Dolayısıyla bunu “pastacılıkla” birleştirenler bize “Yani hem kıyafet satacaksınız hem de pasta, kurabiye?” diye sormuşlardı. Kavram kargaşası bir… Bu konsepti de uygulayanlar gerçekten var ama butik pastacılık bu demek değil. 

Şeker hamuru ile kaplanmış dekorlu ve heykel pastalara olan ilginin artması, kutlamaların konseptler üstüne tasarlanması, pastaların konsepte uygun cupcakeler, kurabiyeler ve parti malzemeleriyle tamamlanması, kursların da verilmesi ile birlikte çok kişinin eli şeker hamuruna değdi. Ancak bu durumda butik pastacılık şeker hamuru ile yapılan, hamurun altında belli standart tarifleri olan bir iş gibi algılanmaya başlandı. Kavram kargaşası iki… Butik pastacılık adı altında sadece bu şekilde yapılan uygulamalar olsa da butik pastacılık sadece bu demek değil.



Butik üretim demek belli çeşitte ürünlerin sınırlı sayıda, elle üretimi veya düşük seviyede otomasyonla özel üretimi demektir. Yani butik üretim yapan bir yerde, kafe-pastane olarak bakarsak, çeşitlerce pastayı aynı anda aynı rafta görmeniz mümkün değildir. Çünkü üretim azar azar, elle ve belli ölçülerde yapılır. 

Bu arada belirtmek gerekir ki butik üretim her ürün tipinde tercih edilen bir yöntem de değil. Butik üretim genellikle yüksek kaliteli ürünlerde, özel ürünlerde, azar azar tedarik edilen ürünlerde ya da sınırlı sayıda ve/veya kişiye özel olarak üretilen ürünlerde tercih ediliyor.

Biz butik pastacılık yapıp bunun sonucunda ortaya çıkan ürünlerimizi butik kafemizde sizlere sunuyoruz.
  • Azar azar yapıyoruz, bittikçe yerine yenisini koyuyoruz.
  • Mutfağımızda, en kaliteli ve güvenilir markaların ürünlerini kullanıyoruz.
  • Sizlerin kafemizde kahvenizi yudumlarken tattığı ürünleri siparişiniz üstüne size özel hazırlıyoruz. Üstelik butik olmanın avantajlarından yararlanıp sizin isteğinize göre daha kuru veya daha ıslak kekler yapabiliyor, kurabiye boyutlarını istediğiniz gibi ayarlayabiliyor, ağız tadınıza en uygun ürünü ortaya çıkarabiliyoruz.
  • Katkı malzemesi kullanmıyoruz. Hazır karışımlardan uzak duruyoruz.
  • Mutfağımıza tereyağı ve zeytinyağı dışında yağ sokmuyoruz. 
  • Dünyaca ünlü şeflerin tercih ettiği, butik üretilen Fransız çikolatasını kullanıyoruz.
  • Pastalarımızı kat kat hazırlayıp doğal görüntüsünü bozmamak için ve o “çizgi film” pastası çekiciliğini korumak için etrafını sıvamıyoruz.
  • Cupcakelerimizi olabildiğince sade, kek ve krema içeriklerinin bir aradaki uyumuna özen göstererek hazırlıyoruz.
  • Cupcakelerimizin kremasını kendimiz pişiriyoruz. Sizden özel istek gelmedikçe buttercream denilen tereyağı bazlı krema kullanmıyoruz. 
  • Kurabiyelerimizi poşet poşet paketleyip kurdelelerle bağlıyoruz.
  • Keklerimizi annemiz gibi kek tenceresinde ocakta pişiriyoruz.
  • Pandispanyalarımızı yumurtaları kabarta kabarta özenle hazırlıyoruz.
  • Kahvemizi en güzel Arabica çekirdeklerinden seçip sizin yanınızda demliyoruz.
  • Türk kahvesinde okkalı kahvenin hakkını veriyoruz.
  • Çayımızı taze taze demliyoruz, annemizin karışımından şaşmıyoruz.
  • Bitki ve meyve çaylarımızı ya taze meyvelerden ya da kaliteli bitki karışımlarından hazırlıyoruz. 
  • Şeker hamurlu tasarım ürünlerimizi sizlerin hayalleri doğrultusunda her biriniz için ayrı ayrı tasarlıyor, ufak detayları bıkmadan usanmadan işliyor, kutlamalarınızın hayal ettiğiniz gibi gerçekleşmesine katkıda bulunuyoruz.
  • En iyi malzemeyi kullanmamız, el emeğimiz ve butik üretim koşullarımız sebebi ile maliyetlerimiz ortalamanın üstünde olsa da fiyatlandırmamızı ortalama fiyat seviyesinde tutmaya ve olabildiğince çok kişinin bu tatlara ulaşmasını sağlamaya çalışırken; kalitenin doğru fiyatlandırmasını yapmaya özen gösteriyoruz.

Bütün bu butik anlayışı kafemize de taşıyıp butik bir kafe ortamı yaratıyoruz bir de…

Kafemizde tatlı tatlı müzikler çalıp, kitabınızı rahatlıkla okuyabileceğiniz, internete bağlanıp bilgisayarınızla çalışabileceğiniz, ağaçların altında, şehrin içinde ama şehrin kargaşasından uzak bir ortam sunuyoruz.

En önemlisi de işimizi keyifle yapıyoruz, işimizin gerektirdiği özeni severek ve isteyerek veriyor, enerjimizi sizlerin iyi dilekleri ve güzel enerjileri ile büyütüyoruz. 

Sizlere de sadece gelip tüm bunların keyfine varmak kalıyor J

23 Aralık 2013 Pazartesi

Bir Kokteyl Hikayesi - 7 Aralık 2013 - Tortiera Cookie & Cakes



Açılış kokteylimizi 7 Aralık Cumartesi günü bulutlu bir öğleden sonrada yaptık. Fotoğraflarımız Facebook sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.463593687080446.1073741826.263791163727367&type=1

Bizi yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza;

Çiçek, kart ve mesajlarıyla da yanımızda olan;

- Ali Öztekin,
- Çamlı Apartmanı Sakinleri,
- Deniz Şentürk,
- Feriha Akarsu
- Gamze Akyüz,
- Gönül & Erol Gündüz,
- Güzin Gökmen,
- Kenan Yargıç,
- Mehşen Salman,
- Mehmet Erbil,
- Meltem Ergican,
- Meral & Kayhan Kantarlı,
- Necati Tolu,
- Nihan & Zeynep Minareci,
- Nur Engindeniz,
- Nurgül Sevinç,
- Özel Ege Lisesi,
- Özge Yetkin,
- Özgül Koçak,
- Özlem & Efe Kendir,
- Özlem & Mutlu Tolu
- Salt Ajans,
- Şendil Kurtuluş
- T.C. İş Bankası Ege Üniversitesi Şubesi
- Yakup Erbil,
- Yasemin Kıran'a

Sevgi ve teşekkürlerimizle...

31 Ekim 2013 Perşembe

USLA’daydık!

Çikolata ve lezzet tutkumuz bizi en kaliteli malzemelerin peşinden sürükledi hep. Bu süreç bizi Valrhona çikolataları ile tanıştırdı. Dünyanın en kaliteli çikolatalarını üreten Valrhona’yı lezzetlerimize lezzet katması için tercih ettik. 

Biz çikolatamızla oynamayı seviyoruz. Bunu daha da iyi yapabilmek ve yeni teknikleri görebilmek, dünyaca ünlü şefleri tanıyıp deneyimlerinden faydalanabilmek için de geçen hafta İstanbul’daydık.  Uluslararası Servis ve Lezzet Akademisi – USLA’da Fransa’nın Lyon şehrinde bulunan dünyaca ünlü çikolata akademisi “L’ Ecole du Grand Chocolat” Valrhona Danışman Şefi ve “Best Italian Pastry Chef 2012“ ödülü sahibi Chef Gianluca Fusto’nun verdiği “Çikolata İşleme Teknikleri ve Teknolojisi” eğitimine katıldık. Güzel ve yorucu eğitimin sonunda İzmir’e yeni bakış açıları ve pastacılığa gönül vermiş yeni tanıdıklarla döndük.



Eğitimin Food In Life haberi ve eklediğim fotoğrafların kaynağı için linki ziyaret edebilirsiniz.


Öğrenmek hiç bitmediği için yaptığımız iş ve hayat daha güzel!

17 Eylül 2013 Salı

İlk Haftalar

Atölye ve pastane arasında koşuşturmacayla dolu iki koca haftayı geride bıraktık. Her şey yeni J Biz yeniyiz J

Komşularımız, apartmanımız, çevre apartmanlar derken misafirlerimizi ağırlamaya başladık. Gelmeyen kutumuz, biraz geç gelmiş poşetlerimiz olsa da alıştık mı alıştık. Şimdi tam da planladığımız gibi eksiklerimizi görüyor, en kısa sürede onları da tamamlamak istiyoruz.

Tortiera dostların buluşma mekanı olsun demiştik. Olmaya başladı bile J Bundan böyle her ay Leo toplantılarına da ev sahipliği yapacağız.

Tabii bu arada fotoğraflamaya bile vakit bulamadığımız siparişler teslim ettik. Yani sözün özü çalışıyoruz, çok çalışıyoruz J Ama bu çalışmanın ödülünü de almaya başlamadık değil… Şimdiden teşekkürler!

İki haftanın ödülü:

• Kim yaptı bu havuçlu keki? Muhteşem olmuş!
• Ananaslı pasta harika!
• Bu çok lezzetli bir şey!
• Çok güzel cupcake yapıyormuşsunuz diye duydum?
• Gıdadan anlıyorsunuz…
• Buranın kahveleri çok güzel!
• Kuru domatesli muffin, enteresan bir lezzet, güzel olmuş.

Bu tatları paylaşmaya, çayımızı, kahvemizi içmeye, bizimle birlikte bu keyifli yolculuğa çıkmaya davetlisiniz…



3 Eylül 2013 Salı

Butik Pastanemiz Açıldı!

Bu yıl sonbaharın başlangıcı, bizim için çok özel bir başlangıç:

Uzun süredir hayalini kurduğumuz, her detayını ince ince işleyerek oluşturduğumuz minik butik pastanemizi açtık J

Öyle heyecanlıyız ki!

Bu minik pastane, İzmir’de en sevilen buluşma noktalarından biri olsun, lezzetleriyle, sıcaklığıyla, samimiyetiyle dostların hayatına bir renk katsın istiyoruz. Özel ve mutlu günlerinde dostların yanında olalım istiyoruz. Sıradan bir anın, minik bir kurabiye, sıcacık bir tebessüm, mis kokulu bir kahve ile unutulmaz bir ana dönüşmesine katkımız olsun istiyoruz. 

Sizleri pastanemize bekliyoruz, güzel anılar biriktirelim, hayatın keyiflerini paylaşalım diye J

Sevgiyle…





29 Temmuz 2013 Pazartesi

Atölyeye Yerleşmece

Herkese iyi haftalar!

Her gün yeni bir umut hayatımızda: Yüklerimizden kurtulduğumuz, yeni başlangıçlar yaptığımız, bir adım daha ileri gittiğimiz…

Bu hafta sizin için yeni neler var? Yeni anlaşmalar, yeni dostluklar, yeni ilgi alanları, yapmayı unuttuğunuz ama yeniden yapmak istedikleriniz, hatırlamak istedikleriniz…

Biz atölyemize yerleşiyoruz. Yeni ev düzmek gibi bir şey J Eksikler hep var ve içine girip çalıştıkça ortaya çıkıyor.

Mutlu haftalar!


22 Temmuz 2013 Pazartesi

Tatlı Telaşlar

Evet, işte beklenen an! Çok yakında yerimizi açıyoruz J


Bir süredir size sürprizlerimizden bahsediyorduk; ama açıkladığımız bir şey yoktu. Belki kiminiz geçerken tabelamızı ve bilgilendirici brandamızı gördünüz bile!


Yorulduk, sıkıldık, kimi zaman bırakmayı düşündük ama sonunda, çok şükür ki hayalimizdeki butik pastanenin kapılarını açmamıza çok az kaldı.

Bu süreç biraz uzun sürdü. Yer aramak, bulmak gerçekten çok zormuş. Araya bir de beklenmedik özel ve sağlık sorunlarımız girince planlarımız biraz sekteye uğradı. Ama ne demişler; azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz. İyi ki tutunacak bir dalımız, sevdiğimiz bir işimiz var!

Blogu ve sosyal medyayı da biraz aksattık bu aralar. Pek sipariş de kabul edemedik. Şimdi ise tatlı telaşlarla koşuşturuyoruz oradan oraya:
Duvar kağıdı seç, usta bul, porselen seç, cam eşyaları belirle, tabela olsun, tente olsun, badana-boya yapalım, kutularımız nasıl olacak, hangi fırını alsak, ah şu muhasebe işleri, ilaçlama yapalım, temizlik yapılsın bitsin, eşyalar toplansın, atölyeye taşınsın, telefon bağlatmadık, interneti unutmayalım, minderler ne renk olsun, etrafı mutlaka çiçekler süslesin, mahalledeki tüpçü, camcı, en önemlisi de çaycı ile tanışılsın ki temizlikler çaysız geçmesin J


Bu liste uzuyor da uzuyor. Upuzun bir yapılacaklar listemiz var… Bir tik atıp üç yeni madde daha ekliyorsunuz. Kolay bitmiyor yani, hatta bazen kısalmıyor bile J



Bu süreçte insanların iyi dileklerini duymak da çok büyük keyif veriyor. Öncelikle komşularımız… Merakla bizi bekliyorlar. Atölye temizliğini yaparken getiriliveren akşamüstü kahveleri, tabelamızı takmaya çalışırken ikram edilen çaylar, apartman komşularımızın iyi dilekleri, komşu esnafın iyi dilekleri, apartman görevlimizin başka yardım edebileceğim bir şey var mı diye soruşu, telefonumuzu bağlamaya gelenlerin hayırlı olsun deyişleri… Küçük ama hayattaki mutlu eden ayrıntılar bunlar.


Aksilikler çıkmıyor mu? Çıkıyor tabii… Üstesinden geliyorsun bir şekilde… En fazla gün kaybediyorsun yine devam ediyorsun…

Şimdi blog yazısının tik’i atıldığına göre yapılacaklar listesindeki bilmem kaçıncı işe geldi sıra J
Haydi bakalım, çalışmaya devam!



16 Ocak 2013 Çarşamba

2013’e merhaba derken, biraz gecikmiş bir yazı…


2012’yi yoğun bir şekilde çalışarak, çok yorularak ancak çok keyifli bitirdik. Yılbaşı için tasarladığımız  standart pasta, kurabiye ve cupcakelerimizin yanında, bazı özel tasarım isteklerini de geri çevirmedik ve çok keyifli tasarımlar hazırladık. Ancak maalesef yılbaşı yoğunluğunda yaptıklarımızın tümünü fotoğraflayamadık. Yılbaşı sonrası da oldukça yoğun geçince bu çalışmaları ve sonrasında yaptığımız diğer çalışmaları sizlerle paylaşma olanağı bulamadık. Bu süreçte fotoğraflayabildiğimiz birkaç yeni yıl çalışmasını bugün sizlerle paylaşıyoruz. Ocak içindeki diğer çalışmalarımızın bazılarını da kısa bir süre sonra sizlerle paylaşacağız. İşte aralık çalışmalarından bazıları:



2012 bizim için, hayatımızın yönünü tamamen değiştirdiğimiz, yeni başlangıçların yılı oldu. 2012’de Tortiera hayalimizi gerçeğe dönüştürdük, yılın ikinci yarısında sizlerle buluşturduk. Çok kısa sürede çok sayıda kişiye ulaştık. Çok güzel geri bildirimler aldık. Lezzetlerimiz çok beğenildi, deyim yerindeyse Tortiera müdavimleri oluştu J Emeğimizin karşılığını böylesi bir sevgi ve ilgi ile alıyor olmak, bizi çok mutlu etti, işimize olan inancımızı ve sevgimizi bir kat daha arttırdı. 

Gösterdiğiniz bu sıcak ilgi ve destek için hepinize çok teşekkür ediyoruz J

Şimdi çalışma vakti! 2013’te birlikte paylaşacağımız güzellikleri ortaya çıkarma vakti! 

2013’te yeni lezzetleri ve sürprizleri sizlerle buluşturmak, Tortiera’yı lezzetin, sevginin, güzelliklerin ve dostlukların paylaşımı ile özdeşleştirmek istiyoruz.  

Hep birlikte keyifli ve lezzetli bir yıl geçirmek dileğiyle! Hepinizi çok seviyoruz J


19 Kasım 2012 Pazartesi

Tortiera Yaşar Üniversitesi'nde


Geçtiğimiz pazartesi, atölyemizi çok keyifli bir telefonla açtık. Yakın arkadaşım Fevzi, Yaşar Üniversitesi’nde verdiği “Marka İletişimi” dersinde Tortiera’nın marka hikayesini anlatmamı istiyordu. Bu davet bizim için birkaç açıdan önemliydi:

Fevzi, iş fikrimizi ve Tortiera markasını başından beri en çok destekleyen kişilerden biriydi. Bu nedenle, başarılı bir pazarlama profesyoneli olan arkadaşımdan bu daveti almak çok anlamlıydı.

Genç ve dinamik bir marka olan Tortiera, ilk kez internet dışındaki bir platformda tüketicilerle buluşacaktı; hem de heyecanlı, pırıl pırıl gençlerdi bu tüketiciler. Böylece gençlerin yorumlarıyla markamıza dışarıdan bakma ve kendimizi değerlendirme şansımız olacaktı.

Ayrıca uzun yıllar pazarlama marka alanında edindiğim deneyimlerimi gençlerle paylaşma olanağım olacaktı. Bu da hayata bir iz bırakmak adına yapmak istediğim şeylerden biri olduğundan, üniversitedeki bu paylaşım benim için özel bir öneme sahipti.

Büyük bir heyecanla hemen çalışmalarımıza başladık. Tortiera’nın renkli ve zarif kişiliğini yansıtan bir sunum hazırladık. Tortiera logolu vanilyalı kurabiyeler yaptık. Beklenen buluşma çok keyifli geçti. Kurabiyelerimiz de herkesten tam not aldı J

Bize bu olanağı sağlayan Sevgili Fevzi’ye bir kez daha çok teşekkür ediyoruz J

Işıl




12 Kasım 2012 Pazartesi

Nedir bu Tortiera?


“Tortiera” markasının bulunması, hayallerimizi gerçekleştirme yolunda attığımız ilk adım oldu. Ama marka bulma sürecimiz o kadar da kolay olmadı. Tam 2 ayımızı aldı!
Hayalimizi gerçeğe dönüştürmek için yola çıktığımızda, hayalimizi yansıtacak bir marka arayışına girdik. Sadece biz değil, tüm aile bireyleri ve ajans ekibi. Önce markamızın taşıması gereken özellikleri sıraladık:

• Dikkat çekici olacak,
• Kolay söylenebilecek,
• Yazılışı ve okunuşu aynı olacak,
• Akılda kalıcı olacak,
• İşimizi yansıtacak,
• Tescile uygun olacak,
• Şık ve zarif bir logo tasarımına uygun olacak,
• Pastacılık dünyasının renkli ve zarif kişiliğini yansıtacak,
• İlgi alanlarımızla ilgili olacak,
• Başka bir dilde farklı anlamlara gelmeyecek,
• ….. olacak…
• …. olacak da olacak…..
• ……

Tabii marka sahibelerinden biri, yıllarca pazarlama-marka yönetimi alanında çalışınca, istediği kriterler de çok fazla oluyor; bu da marka bulunmasını iyice zorlaştırıyor.

Günler geceler boyunca yüzlerce marka çalıştık:

Tea&Pot Butik Kafe’de çay keyfi yaparken, Starbucks’ta kahve içerken, markette alışveriş yaparken, yemek yerken, televizyon izlerken, tam uykuya dalmak üzereyken aklımıza bir marka gelmişken, bir film izlerken, bir kitap okurken… Öyle ki şarap eşliğinde aile içinde saatler süren beyin fırtınaları bile düzenledik. Mitolojiden girdik, tarihten çıktık. Pastacılık terimlerinden tarihe uzandık. Türkçe sözlüğün her bir kelimesini tek tek inceledik. Sözcüklerden terimlerden markalar türettik. Sektördeki yerli ve yabancı yüzlerce, belki de binlerce marka inceledik.

Tam “bu marka oldu işte!” derken, TPE’den tescil durumunu kontrol ettik, hayal kırıklığına uğradık J Sonra farklı bir yöntem denedik; bildiğimiz diğer dillerde İngilizce, Fransızca ve İtalyanca sözlük okumaya başladık. Yine yeni yeni sözcükler türettik, ama içimize sinen ya da tescile uygun bir şey bulamadık. Ta ki İtalyanca-İngilizce sözlükte “Tortiera : Baking tin” kelimesiyle karşılaşana dek.

“Evet, markamız işte bu!!!” dedik, ama bu kez fazla umuda kapılmak da istemedik. Hemen gerekli araştırmaları, kontrolleri yaptık, yaptırdık ve logo tasarımı içi Ideart’ın yolunu tuttuk.

Turusan ve Cüneyt’e hayallerimizi anlattık. “pembiş bir logo istemediğimizi!” de özellikle belirttik. 10 gün sonra Cüneyt logoyu gönderdiğinde, ikimiz de bilgisayarın önünde kalakaldık:

O da ne? Pembe bir logo!

Hemen telefona sarıldık tabi. Cüneyt bu logonun pembe olmadığını bize ne kadar anlatmaya çalışsa da ikna olmadık. Ancak logoyu tasarım ekranında görünce, renk katalogları ile karşılaştırınca, logomuzun pembe değil de kırmızının bir tonu olduğuna inandık J ve logomuzu çok ama çok sevdik. Çevremizden de hep çok güzel yorumlar alınca, doğru bir karar verdiğimizi anlıyoruz. Cüneyt ve Turusan’a da bu güzel çalışmaları için çok teşekkür ediyoruz J

Bakalım Tortiera’nın doğuş hikayesinden sonra, birlikte neler yaşayacağız…